Hayatının önemli bir kısmını camide ve camiye bağlı olarak geçirmiş, İslami cemaatlerle iç içe olmuş ve 13 yıldır binin üzerinde düğün programı icra etmiş biri olarak, şunları demek mümkündür:
Avrupa'da 80-90 lı yıllar, Nişan Düğün Sünnet vs. tüm merasimler mutlaka camilerde yapılırdı. Sözüm ona çocuğu evlenecek yaşa gelmiş, dini hassasiyeti olan bir Müslüman, cemaati olduğu camiinin hocasına gider; "Hocam bizim delikanlı veya kız evlenecek, nasıl bir düğün yapalım" dediğinde Hocaefendinin verdiği cevap "kolay! o tam bizim işimiz" der, belirlenen tarihte, hocaefendi tanıdığı yakının camilerin imamlarını davet eder ve Düğün başlardı!
Fakat bu hoca efendilerin düğünleri tertip etme şekli cenazelerde yaptıkları törenlerle neredeyse aynıydı. Bu densizliği farkeden insanımız, 90'lı yıllarda salonlara açılmaya başladı. Bununla birlikte Düğün Programlarında Örf, Adet, en önemlisi dini değerlerimize ters düşmeyecek arayışlara girdiler.
...
13 yıldan bu tarafa Güneşdoğdu İlahi Grubu ile yaptığımız binlerce program neticesinde, milli ve manevi değerlerimize uygun, "Cenazede ağlanır düğünde gülünür" prensibince, davetlilere Düğün olduğunu fark ettirecek özel bir içerik oluşturduk:
Hamburg Merkez Camii Eski İmamı Mustafa Özcan Güneşdoğdu'nun kaleme aldığı Müslümanın Düğünü Nasıl Olmalı? yazısının tamamını okumak ve indirmek için lütfen tıklayınız.